|
Teğmen
Üyelik tarihi: 29-07-10
Mesajlar: 133
Ettiği Teşekkür: 140
71 Mesajına 121 defa teşekkür edildi
|
Ümmeti Kalkındırma Projesi
Ümmeti Kalkındırma Projesi: Hasan El Benna
Hamd Allah’a mahsustur, salât ve selam resulullah’a ve kendisinden sonra gelen müminlere olsun.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor: "Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir." (Ahzab-23)
Yüce Allah ümmet arasından benzeri görülmemiş önderler ortaya çıkarır. Allah onları korur, onların etrafındaki insanların kalplerini onlara ısındırır. Böylece ümmeti ihya etme, kalkındırma ve ümmetin konumunu yüceltme görevini hep birlikte yerine getirirler.
Filistin şehidi imam Hasan el Benna Mısır’ın ve İslam ümmetinin kalkınması için çocukluğunun başından beri hayatını bu davaya adayan bir önderdi.
Mısır’da başlayıp daha sonra tüm dünyada milyonlarca insanı etrafında topladığı ümmeti kalkındırma projesini şu üç madde üzerine kurmuştur.
1 - Bizler, İslâmi hükümlerin, insanların dünyevi ve uhrevi tüm işlerini düzenleyecek nitelikte umumî olduklarına inanıyoruz.
İslâm, inanç ve ibadet; din ve devlet; madde ve mana; vatan ve milliyet; kitap ve kılıçtır.
Kur'an-ı Kerim bütün bunları dile getirmekte, İslam'ın özü olarak kabul etmekte ve bu esaslara uymayı emretmektedir. Nitekim şu ayet-i celile bunlara işaret etmektedir: « Allah'ın sana verdiği şeylerle (onun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu gözet, dünyadaki nasibini de unutma. Allah'ın sana iyilikte bulunduğu gibi, sen de iyilik et. » (Kasas 77)
2 – Bütün bunlara ilaveten Müslüman Kardeşler, İslam esaslarının temelinin ve kaynağının Allah’ın kitabı ve Resulullah'ın sünneti olduğuna iman ederler. Eğer Müslümanlar bu iki kaynağa sımsıkı sarılırlarsa elbette ki doğru yoldan sapmazlar. Yine Müslüman Kardeşler, İslam'la alâkası olduğu sanılan birçok ilim ve görüşlerin icat edildikleri asırların damgasını taşıdıklarına ve bunların o dönem muasırlarının fikirlerini yansıttıklarına inanırlar.
3 - Müslüman Kardeşler, evrensel bir din olarak İslam’ın tüm zaman ve zeminlerde toplumların hayatlarını düzenleyecek bir din olduğuna inanırlar. İslam, özellikle dini konularda detaya girmeden sadece genel kurallar koyar ve insanlara bu kaideleri nasıl uygulayacağını gösterir.
İslâm, koyduğu genel kaidelerin tam ve doğru bir şekilde uygulanması için nefis terbiyesine ciddi bir önem vermiştir. Çünkü insanın bu yönü sistemlerin kaynağı, düşünme ve yapılandırmanın değer ölçüsüdür. (Bakınız: 5. kongre risalesi)
İmam el Benna, Müslüman kardeşlerin kalkınma projesini işte bu üç temel üzerine inşa etmiştir. Bu projenin en önemli özellikleri Rabbani, kapsayıcı, yapıcı, sade ve esnek oluşudur. Bunlar aynı zamanda İslam’ın en önemli özellikleridir. Şüphesiz imam el Benna Müslümanların tarihi süreçlerini iyi tahlil etmiş ve İslam devletinin sahip olduğu üstün güç ve otoriteye rağmen, çözülmesine sebep olan en önemli nedenler üzerinde durmuştur. Sonunda hicri 6. asırda bu devletin varlığı, ilk olarak Tatarlar tarafından parçalanmıştır. Ve daha sonra ikinci defa hicri 14. asırda yabancı güçler gelmiş, bu devletin varlığına son vererek ardında birlik ve beraberliğe hasret kalan ve kalkınma gayreti içerisinde olan dağınık kavimler ve küçük devletler bırakmıştır.
Gerçek şu ki: tedaviden önce hastalığı teşhis etmek çok önemli bir aşamadır. İşte bu, İmam el Benna’nın çizdiği yoldur. İslam devletinin özündeki çözülmenin başta gelen önemli sebeplerini o, şöyle beyan etmiştir.
1. Siyasi ve etnik ayrılıklar, liderlik ve şöhret sevdası,
2. Dini ve mezhebi ayrılıkların meydana gelmesi ve dinin akide ve amel olarak değil, kuru ve cansız bir takım kelime ve ıstılahlar şeklinde anlaşılması, Allah’ın kitabının ve Resulullah’ın (s.a.v.) sünnetinin ihmal edilmesi, fikir ve düşüncelerde taassub ve donukluk, gereksiz tartışma ve münazaraların yapılması,
3. İnsanların gösteriş ve şatafata (lükse) dalmaları, mal ve şehvetlere aşırı yönlenmeleri,
4. İktidar ve yönetimin (Halifeliğin) Arap olmayan, o sıralar doğru İslami anlayışı tatmamış ve manasını zor ettikleri için Kuran’ın nuru ile kalpleri henüz tam aydınlanmamış kimselere geçmesi,
5. Ameli ve kevni ilimlerin ihmal edilmesi, tüm gayret ve çabaların, sonuç vermeyen felsefi tartışmalar ve faydasız hayali tasavvurlarla heba edilmesi,
6. Yöneticilerin, iktidar güçlerine güvenmeleri ve diğer milletlerin toplumsal kalkınmalarına ayak uyduramamaları. Bu sebeple diğer milletler her konuda Müslümanları geçerek onları gafil avladılar,
7. Müslümanların, düşmanlarının hilelerine kanmaları, yaptıklarını beğenmeleri, onların hayat şartlarına hayran kalmaları, hiçbir faydası olmayan konularda onları taklit etmeye yönelmeleri.
Oysaki İslam, onlara benzemeyi şiddetle nehy etmekte, onlara muhalefet etmeyi açıkça emretmekte, İslam ümmetini güçlendirecek değerlerin korunmasını teşvik etmektedir. (Bakınız: Geçmişten günümüze Risalesinden)
Daha sonra İmam el Benna, kalkınmakta olan bir ümmetin ihtiyaç duyduğu sistemler, normlar ve duygular noktasında, bütün Müslüman ve Arap’ların, bunun da ötesinde tüm insanların gözünde herhangi bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde İslam'ın onlara nasıl destek çıkabileceğini ve İslami bakışın avantajlarının ümmete çok büyük yararlar sağlayacağını izah etmiştir.
1. Uygun ve yararlı olanı almak,
2. Zararlı olandan da kaçınmak.
Daha sonra İmam el Benna kalkınmakta olan İslam ümmetinin gereksinim duyduğu tüm temel ihtiyaçları İslam’ın nasıl kapsadığını "Nura doğru’’ risalesinde bizlere şöyle açıklamıştır:
1. İSLAM VE UMUT
Gelişmekte olan ümmetin büyük ve geniş bir umuda gereksinimi vardır. Kuran, umutsuzluğa kapılmayı küfre giden yol olarak saymış ve Allah’ın Rahmetine güvenmemenin bir yansıması olarak değerlendirmiştir.
Nitekim Allah (cc) bizlere şöyle buyurmaktadır: "Biz ise o yerde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları ( mukaddes topraklara) varis kılmak istiyorduk’.’
"O günleri biz insanlar arasında döndürür dururuz.’’(zaferi bazen bir topluma bazen öteki topluma nasip ederiz.)
2-İSLAM VE MİLLİ ONUR
"Siz insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz.’’
"İşte böylece sizin insanlığa şahit olmanız için sizi mutedil bir ümmet kıldık.’’
"Asıl üstünlük, ancak Allah’ın, peygamberinin ve Müminlerindir’.’
İslam, şu unsurları vatan olarak nitelendirilir:
a. Kişinin, üzerinde yaşadığı toprak parçası,
b. Tüm İslam toprakları ki bunlar her Müslüman için bir vatan parçasıdır,
c. Müslümanların kanları ile oluşturduklardı ilk İslam devleti de tüm Müslümanlar için bir vatandır,
d. Daha sonra bu vatanın sınırı öyle bir genişler ki, nihayet tüm âlemi kapsar. Böylece tüm Âlem, Müslüman’ın vatanı olur.
İşte böylece İslam, insanlık için getirmiş olduğu hayırlarla yerel ve evrensel milliyetçiliği tam orta yerde bir birleştirmiş oluyor.
"Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır.’’
|