Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Mikdâd bin esved

  1. #1
    Üsteğmen
    Üyelik tarihi
    22.Eylül.2009
    Mesajlar
    264
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür

    Exclamation Mikdâd bin esved

    Mikdat, Kinde kabilesindendir. Tüm tarihçilerin ortak kanaatiyle İslamı seçtiğini ilan eden ilk yedi kişiden biridir. Bedir, Uhud, Hendek ve bütün İslam savaşlarında bulunmuş sayılı savaşçılardandır. Bedir savaşında bütün İslam askerleri yaya idi yalnız kendisi atlıydı. İşte onun için “Allah yolunda ilk at koşturan Mikdat’tır” denildi.


    Hicretin ikinci yılında Bedir savaşı başlayacağı sırada, Peygamberimiz Eshâbın ileri gelenlerini toplayıp onlarla istişâre etti. Henüz Müslümanlar çok azdı.

    Harp için hazırlıkları yok sayılırdı. Maddî imkânları azdı.
    -
    Hz. Mikdâd şöyle konuştu:

    -Ey Allahın Resûlü! Cenâb-ı Hakkın emirleri ne ise, bize bildir. Biz, size itâat ederiz. Yahûdîlerin, Hz. Mûsâ’ya söyledikleri gibi, “Sen, Rabbinle beraber git de, düşmanlarla savaş!.. Biz burada, seni bekleyicileriz” demiyoruz. Biz hepimiz, senin sağında, solunda, önünde, arkanda harp etmeye hazırız.

    Bu sözleri işiten sevgili Peygamberimizin mübârek yüzleri aydınlandı. Çok memnun oldular. Çünkü kuvvetli bir müşrikler ordusu üzerlerine geliyordu.

    Onun, bu ferâgat ve şecâat misâli sözlerinden son derece memnun olan Peygamberimiz, ona duâ etti.

    Hz. Mikdâd’ın söyledikleri çok te’sîr etti. Diğer Eshâb da, onun gibi konuştular. Böylece, İslâmın ilk harbi ve ilk zaferi gerçekleşti.

    Bedir savaşında büyük bir kahramanlık gösteren Mikdâd bin Esved, bu savaşta İslâm ordusunda süvâri idi. Bunun için kendisine, Resûlullahın süvârisi denilirdi.

    Hz. Mikdâd, ok atmakta, binicilikte son derece mâhir bir yiğitti. Bedir’deki kahramanlıkları siyer ve hadîs kitaplarında anlatılmaktadır.


    Mikdat Peygambere hitaben; Ey Allahın Peygamberi! Biz İsrailoğullarının Musa'ya dediği gibi sana ''sen Allah'la berabet git, savaş'' demeyiz. Biz İstediğin savaşta sağında ve solunda, önünde ve arkanda her an çarpışmaya hazır.'' demiş ve Peygamberimiz bu söze tebessümle karşılık vermiştir. (1)

    Hz Muhammed “Allah bana dört kişiyi sevmemi emretti” diyor ve Mikdat’ı da sayıyor bu dört kişinin içinde.
    (2)

    Mikdat'ın hayatında kesinlikle leke yoktur. Mikdat'da ilk Ali taraflarlarından. Mikdat 33 hicri yılında vefat etti (Şura) olayını yaşamış ve orada Ali Taraftarlığını ilan etmiştir.

    Mikdat Ömer'in şuarısında Ali'ye değil Osman'a biat edilmesini isteyen Abdurrahman’a “Ey Abdurrahman” dedi “ Allah’a yemin ederim ki, sen öyle bir adamdan yüz çevirdin ki o hakka göre hareket eden ve hakkı koruyandır” ve sonra şunları ekledi. "Ben burada Ehli-beyt’e yapılan haksızlık kadar büyük haksızlık görmedim. Kureyş ne yapıyor? Öyle bir adamı dışladılar ki, hayatımda ondan daha bilgili, onun kadar hakkın yanında olan kimse bilmiyorum"(3)



    Kaynaklar:

    1-İbni Sad (tabakat) kitabında 3/162
    2- (Tabakat) kitabında olduğu gibi İbni Hacer Askalani (İsabe) kitabında İbni Abdilber( istiap) kitabında geçer.
    3-İbnül-esir'in kitabı 3/37

  2. #2
    Üsteğmen
    Üyelik tarihi
    22.Eylül.2009
    Mesajlar
    264
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür

    Exclamation hadislerde mikdat


    Rasulullah dedi ki:

    “Yemin olsun ki Allah benden dört kişiyi sevmemi istemiştir çünkü O da onları sevmektedir.” Ashab sordular: “Ey Allah Rasulü! O dört kişi kimlerdir?”

    Rasulullah (s.a.a) cevapladı: “Ali onlardandır (üç defa tekrarladı), Ebuzer, Selman el Farisi ve Mikdat.

    Kaynaklar:


    1. Sünen-i İbni Mace, c1, s52–53, h149.
    2. el Müsderek-i Hakim, c3, s130.
    3. Müsned-i Ahmed İbni Hanbel, c5, s356.
    4. Fezail-i Sahabe, Ahmed İbni Hanbel, c2, s648, h1103.
    5. Hilya’tül Evliya, Ebu Nuaym, c1, s172.

  3. #3
    Üsteğmen
    Üyelik tarihi
    22.Eylül.2009
    Mesajlar
    264
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür

    Exclamation

    Rasulullah (s.a.a) şöyle dedi:

    “Allah her Peygambere yedi dürüst sahabe vermiştir. Ancak bana ondört tane verilmiştir.”

    Onların içerisinde Ali’yi, Hasan’ı, Hüseyin’i, Hamza’yı, Cafer’i, Ammar İbni Yasir’i, Ebuzer’i, Mikdat’ı ve Selman’ı saydı.

    Kaynaklar:

    1. Fezail-i Sahabe, Ahmed İbni Hanbel, c2, h109, h277.
    2. Sahih-i Tirmizi, c5, s329, s662.
    3. Müsned-i Ahmed İbni Hanbel, c1, s88, 148, 149; bir çok senet zinciriyle.
    4. el Kabir-i Taberani, c6, s264–265.
    5. Hilya’tül Evliya, Ebu Nuaym, c1, s128.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •