Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Teğmen
    Üyelik tarihi
    02.Eylül.2010
    Mesajlar
    207

    Kız verme hususunda titiz davranma

    İmâm Ebû Hâmid el-Ğazâlî (Rahimehullâh)ın nakline göre; Ebû Vedâ’a(Radıyallâhu Anh) şöyle anlatmıştır:
    “Ben Sa’îd ibni Müseyyeb ile meclis arkadaşıydım. Birkaç gün beni göremeyince yanına geldiğimde nerede olduğumu sordu, ben:
    ‘Ailem vefat etti onunla meşgul oldum’ deyince, o: ‘Bize haber verseydin ya, biz de cenazeye katılırdık’ dedi.
    Sonra kalkmak isteyince: ‘Yeni bir hanım aramıyor musun?’ dedi. Ben de: ‘Allâh sana rahmetiyle muâmele etsin, iki dirhemden başka bir şeyi olmayan benim gibi bir adama kim kız verir ki?!’ dedim.
    O da: ‘Ben veririm’ dedi. Ben: ‘Hakîkaten bunu yapar mısın?’ deyince, ‘Evet’ dedi.
    Hemen oracıkta hamd-ü senâ ve salât-ü selamdan sonra iki dirhem karşılığında beni evlendiridi.
    Ben onun yanından ayrıldığımda sevinçten ne yapacağımı bilemez haldeydim, böylece evime döndüm ve kimden borç alacağımı düşünmeye başladım.
    Sonra akşamı kılıp tekrar evime döndüm, kandil yakıp tek başıma iftar açtım. Yanımda ekmek ve zeytinyağı vardı.
    O anda kapım çalındı. Ben: ‘Kim o?’ deyince, ‘Sa’îd‘ dedi. İsmi Sa’îd olan herkesin geleceğini düşündüm de Sa’îd ibni Müseyyeb‘in geleceğini hiç düşünmedim.
    Çünkü o kırk sene boyunca ancak eviyle mescidi arasında görülmüştü.
    Kalkıp kapıyı açtığımda Sa’îd ibni Müseyyeb‘le karşılaşınca ona: ‘Yâ Ebâ Muhammed! Bana adam gönderseydin de ben sana gelseydim ya’ dedim. O: ‘Sen gelinmeye daha lâyıksın, şimdi yeni evlendin, bu gece yalnız kalmanı istemedim, onun için hanımını getirdim’ dedi.
    Bir de baktım ki kızı arkasında duruyor. Sonra onu elinden tutup içeriye teslim etti ve kapıyı kapatıp gitti. O sırada kız hayâsından yere düştü.
    Ben onu içeri aldım, sonra yediğim yemeği görmesin diye çanağımı ışığın vurmadığı bir yere koydum. Sonra tavana çıkıp komşulara seslendim ve onlardan yardım istedim.
    Yanıma gelenlere: ‘Şimdi ben ne yapacağım? Sa’îd ibni Müseyyeb beni kızıyla evlendirdi, ansızın da kızını alıp getirdi’ deyince, onlar şaşkınlık içerisinde: ‘Sa’îd seni evlendirdi he?!’ dediler. Ben: ‘Evet’ dedim. ‘Kızı şimdi evde öyle mi?’ dediler. Ben de: ‘Evet’ dedim.
    Böylece herkes onun kızını ziyarete geldiler. Anneme haber ulaşınca hemen geldi ve: ‘Üç gün onunla ben ilgilenmeden ona dokunursan senden razı olmam’ dedi.
    Ben de üç gün bekledikten sonra onunla halvet olduğumda, onu insanların en güzellerinden, Allâh‘ın kitabının en iyi hâfızlarından, Rasûlü‘nün sünnetini en iyi bilenlerden ve koca hakkına en ziyade vâkıf olanlardan buldum.
    Böylece bir ay durdum. Ne Sa’îd (Radıyallâhu Anh) bana geldi, ne de ben ona gittim. Soma ders halkasında bulunduğu bir sırada Sa’îd (Radıyallâhu Anh)ın yanına gittim, kendisine selam verdim, selâmımı aldı fakat meclis ehli dağılmadıkça benimle konuşmadı.
    Sonra kızını kastederek: ‘O insanın durumu ne?’ deyince, ben: ‘Dostların sevineceği, düşmanların üzüleceği şekilde hayır üzere’ dedim.
    O da bana: ‘Seni rahatsız eden bir şey olursa sopayı elden bırakma’ dedi. Ben evime döndüğümde ardımdan yirmi bin dirhem de para gönderdi.”
    Abdullâh ibni Süleyman (Rahimehullâh)ın nakline göre, Sa’îd ibni Müseyyeb‘in bu kızını halife Abdülmelik ibni Mervan, oğlu Velîd‘i veliaht tayin ettiği zaman ona istemişti.
    Fakat Sa’îd ibni Müseyyeb kızını ona vermekten imtinâ edince halîfe, Sa’îd ibni Müseyyeb‘i bu işe iknâ etmek için her türlü çareye başvurmuştu, istediğini elde edemeyince soğuk bir günde evvela ona yüz kamçı vurdurmuş, soma işkence için yün bir cübbe giydirerek üzerine bir kova su döktürmüştü. (‘Ubeyd ez-Zartr, Nüzhetü’n-nâ-zirîn, sh:325-326

  2. #2
    Binbaşı
    Üyelik tarihi
    06.Kasım.2012
    Nereden
    istanbul-süleymaniye
    Mesajlar
    1,850
    Kalemin dert görmesin suffa..

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •