Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 12 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Seyyid Kutub - Hizb ut Tahrir?

  1. #1
    Erbaş
    Üyelik tarihi
    13.Haziran.2010
    Yaş
    21
    Mesajlar
    20
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür

    Seyyid Kutub - Hizb ut Tahrir?

    SelaminAleykum arkadaslar.
    Wikipedi falan arastirdim, seyyid kutub'un kim oldugunu ögrenmek icin. Ama okuduklarimdan pek fazla bisey anlamis degilim.
    Benim bi arkadasim var, her hafbi sohbet veriyor, daha yasi cok genc, ve ben aslinda o sohbete katilma taraftari degilm, ama hatrini bi kac sefer icin kiramadim... Ne demisler; Yarim hoca dinden ederimis, yarim doktor ise candan edermis..
    Benim arkadas, seyyid kutub'un Kuran tefsirinden yola cikarak sohbet ediyor... ama benim kafama Hizb ut Tahrir gurubu takiliyor.. Seyyid Kutub'un fikirleri/tefsiri bu grupla ilgisi olabilir mi?

  2. #2
    Süper Moderatör Sercan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08.Ekim.2011
    Nereden
    İstanbul.
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1,628
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    Allah'ın adıyla.

    Seyyid Kutub, Mısırlı düşünce adamıdır. Ali Şeriati'nin aksine Allah'a put deme gibi (edit) görüşleri yoktur. Ehl-i Sünnet'ten sayılır. Fakat, Ehl-i Sünnet Âlimi değildir.

    Tefsir kitabına gelince, Seyyid Kutub'un tefsir kitabı; Ehl-i Sünnet Âlimlerince tavsiye edilmemektedir. Zira, tefsirden ziyade bir roman hâline gelmiştir. Tefsir, Kur'an'ın detaylı açıklaması demektir. Seyyid Kutub Tefsiri ise Kur'an'ı açıklamak bir yana, açıklanması gereken bir tefsirdir. Kur'an'ı bu yoldan anlamak isteyenler, önce Seyyid Kutub'un tefsirini anlamalı, ardından o tefsirden Kur'an'ı öğrenmelidirler.

    Seyyid Kutub, diğer modernize İslam düşünürlerinden değişik bir yolla fikirlerini beyan etmiştir. Tefsir kitaplarıyla, dini kitaplarla düşüncelerini açıklamış, sadece şahsi görüş beyan eden kitaplarla uğraşmamıştır.

    Kendisinin yanlış düşünceleri mevcuttur. Örneğin; "Şeriat ile yönetilmeyen bir ülkede memur olmak haramdır" düşüncesi kendilerinde mevcuttur. Hatta anlatıldığına göre, kendisine yeni tabi olmuş bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşından, Türkiye'deyken cemaatle kıldığı her namazı kaza etmesini ister. Zira ona göre şeriat ile yönetilmeyen bir ülkenin imamı da sahtekardır.

    Bununla birlikte Seyyid Kutub, kadın-erkeğin İslam'da eşit olduğunu savunur. Halbuki dinimizde adalet vardır, eşitlik yoktur. Gerek fiziki, gerekse ruhen kadın ile erkeğin eşit olmadığı hem hadislerden, hem de Kur'an'dan açıkça fark edilebilir. Kur'an'da da belirtildiği üzere "Erkekler kadınlar üzerine hâkimdirler"

    Ayrıca S. Kutub, kadının zina etmesinin bir hak olduğunu fakat İslam'ın bu haktan kadınları mahrum bıraktığını söylemektedir. Kendisinin açıkça şirk gibi bir beyanı olmadığından, mezhepsiz yahut kafir diyemeyiz. Ehl-i Sünnet değildir de diyemeyiz. Hatalı görüşleri olan bir İslam düşünürüdür kendileri.

    Elbette üzerinden ders verilebilir, anlatılabilir. Ama en azından şahsi kanaatimi belirteyim. Dünya üzerinde nice alimler, nice tefsir kitapları vardır. Ebu Hanife'ler, İmam Malik'ler, Ahmed b. Hanbel'ler, İmam-ı Şafii'ler, İmam Rabbani'ler olduğu gibi, tefsir kitapları arasında da Tefsir-i Kebîr, Elmalılı Tefsiri, Ruh'ul Furkan, Safvetu't-Tefâsîr gibi çok değerli eserler mevcuttur.

    Tabi, bunları eleştirenler de çoktur. Tek kanallı beslenmeyle okuduğu birkaç kitabın etkisinde kalarak "ahkâm kesenler"e hepimiz rastlamışızdır. (Bu köşenin okuyucularını tenzih ederim.) Hep hayret ederim; ben okudukça, bildiğim hususların azlığını hissetmenin altında her geçen gün biraz daha fazla ezilirken, birkaç kitap okuyan bu insanlar kısa yoldan nasıl "allame-i cihan" oluveriyor!.. Bir veya birkaç eseri �tabirimi mazur görün� "yalapşap" okuduktan sonra en çetin meselelerle ilgili köşeli laflar edenleri mi ararsınız, "bu husus Kur'an'da yok" diyerek sağlam hadislerle sabit ahkâma itiraz edenleri mi...
    Netice olarak müfessirlerin yaptığı gibi, sözün sonunu "Allah en iyisini bilir" diyerek bağlamayı şiar edindiğimiz sürece, okuduklarımız ve öğrendiklerimiz bize rıza-i ilahiye ulaşmada rehberlik edecektir. Unutmayalım, öncekiler, ilim öğrenmeden önce "edep" öğreniyordu...



  3. #3
    Erbaş
    Üyelik tarihi
    13.Haziran.2010
    Yaş
    21
    Mesajlar
    20
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür

    Hmm

    Bu söyledikleriniz büyük bir 'iddia'. Daha fazla araştırma yapmam gerek. Ve bu cevap fazla şahsi gibime geldi.

  4. #4
    Yarbay ziindan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20.Şubat.2010
    Mesajlar
    1,858
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    Sefaa hosgeldin tekrar. Vi burde se dig noget oftere her.

    Sercan cvbiniz icin tesekkur ederim. Eywallah.
    "Ey Hasan! Sakın gözyaşların nefsinin arzusuyla akmış olmasın! Bu gözyaşlarını içinde muhafaza et ki, içerde bir derya olsun. Allahü teâlânın muhabbeti ile kaynasın" Hz. Rabia



    ...Ilim cihadina az kaldi...

  5. #5
    Yüzbaşı M-ü-s-l-ü-m-a-n - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16.Ağustos.2011
    Nereden
    Karadeniz
    Mesajlar
    988
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    " Eğer Hakk'ın hükmü ile idama mahkum edilmişssem razıyım karşı gelemem. Yok eğer batılın hükmü ile idama mahkum edilmişssem ondan daha şerefli ve üstün bir düşünceye sahip olduğum için batıldan af dileyemem"

    Seyyid Kutup

    Sercan Allah’tan korkun. O yazıyı kaleme alan şahıs bunun hesabını elbette bir gün verecek.
    Lakin size ne oluyor? İslam davası uğruna şehid edilmiş biri hakkında insan araştırmadan etmeden böyle bir yazıyı nasıl paylaşır?

    "Mümin erkek ve o kadınlara işlemedikleri bir günahla eziyet edenler (onlara iftira atanlar), doğrusu açık bir günah yüklenmişlerdir" (el-Ahzab, 33/38).

    Bana göre Türkiyede ki Tevhidi uyanışın (Tevhid’in altını çiziyorum) en büyük mimarlarındandır. Özellikle Türkiye de çok rağbet gören “Yoldaki İşaretler” kitabı gerçekten muhteşemdir.
    Kutub’un Statükocu ve defolu Sufi cemaatlerin sapık akidelerine çomak sokması elbette onları rahatsız etmiştir ve bu sebeple birçok iftiraya maruz kalmıştır. Sercan’ın yukarıdaki alıntısı da bu rahatsızlığın bir yansımasıdır.

    Herkesin bildiği gibi Seyyid Kutup’un iki dönemi vardır. İşte Fizilal-i Kuran tefsiri de henüz akidesinin tam netleşmediği o döneme denk gelir ve doğrudur bu tefisirde bazı sıkıntılar vardır. Hapiste 13. cüze kadar düzeltebildiyse de maalesef ömrü yetmemiş ve Mısır hükümeti tarafından idam edilmiştir. Allah şehadetini kabul etsin.

    Şehid Seyyid Kutub'dan ümmete bir tavsiye ;

    “İtikada ilişkin doğru söz kekelenerek söylenmemeli, kem küm edilmemelidir. Tersine açık açık, dobra dobra söylenmelidir. Düşmanlar ne söylerse söylesinler. Ne dilerse onu yapsınlar. İtikad konusunda söylenecek hak söz insanların hevalarına ve arzularına göre belirlenmez. İnsanların istek ve durumları gözetilmez. Gözetilmesi gereken tek husus, tek hakikat, onu kalblere işlemek ve etkili hale gelinceye dek haykırmaktır.”

    ---------- Post added at 11:42 ---------- Previous post was at 11:39 ----------

    ha bu arada
    Sefa kardeş Seyyid Kutub'un Hizbut-Tahrir ile uzaktan yakından ilişkisi yoktur. Ama onun birçok görüşlerini benimsedikleri bir vakıadır.
    Konu M-ü-s-l-ü-m-a-n tarafından (10.Ekim.2011 Saat 10:50 ) değiştirilmiştir.
    Söyledim....duydu anlamına gelmez
    Duydu........doğru anladı anlamına gelmez
    Anladı.........hak verdi anlamına gelmez
    Hak verdi....inandı anlamına gelmez
    İnandı.........uyguladı anlamına gelmez,
    Uyguladı.....sürdürecek anlamına gelmez.

  6. #6
    Süper Moderatör Sercan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08.Ekim.2011
    Nereden
    İstanbul.
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1,628
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    Bismillah.

    Dediklerinizi huşuyla karşılıyorum zira görüşlerimiz farklı olabilir. Ancak, Seyyid Kutub -ki kendisi Ehl-i Sünnet'tir- bir âlim olarak kabul edilmemelidir.

    Tefsir diyorsunuz, evet, tefsir. Seyyid Kutub'un tefsirini ve eserlerini incelemişliğim vardır. O yüzden araştırmadan, etmeden gibi ithamlarda bulunmayınız lütfen.

    Şahsi görüşten normal bir görüşe geçelim o zaman. Seyyid Kutub'un yazdığı tefsir kitabı olan Fizilal'il Kur'an adlı eser, tefsir kitabından çok bir roman şeklinde süregelmiştir. Kendiniz de belirtmişsiniz, Fizilal'i Kur'an kitabında bazı sıkıntılar mevcuttur.

    Zaten ilk mesajı okursanız arkadaş, tefsir kitabı hakkında da bilgi almak istemişti. Zira biri sohbet veriyormuş. Bende bunu açıkladım, Fizilal'i Kur'an'dan başka oldukça güzel ve çok daha kaliteli pek çok tefsir eseri vardır.

    Açıkçası bence siz önce zatın eserlerini dikkatle incelemelisiniz. Zinanın kadın haklarından olduğu ve İslam'ın kadınları bundan mahrum bıraktığını yazmıştır kendisi. Hadi bunu kabul etmiyorsunuz pekala, kendisinin "“İslâm hiçbir zaman harbden gayesi zorla müslümanlığı insanlara kabul ettirmek değildir.” C. SULHU sf. 12 bu sözüne ne diyeceksiniz?

    Kendisini sevmiyor değilim, nefret ediyor hiç değilim. Ama kendisini bir alim olarak kabul etmem. Zira, Allah yolunda cihad edip dini yayanlar, evlerinde ibadet edenlerden üstündürler. Bunu Kur'an diyor. Ve ben Kur'an'ın dediğine tezat oluşturan bu cümleyi tasvip etmiyorum zira bunu söylemekten Allah'a sığınıp, ondan korkuyorum.

    Seyyid Kutub, önemli bir amaç için şehit olmuştur. Ve kabul ediyorum şehittir, İslam şehididir. Fakat ben şu an kendisinin şehadetini yahut başka bir şeyini değil, Tefsir Kitabını ve düşüncelerini beyan ediyorum. Zira yukarıdaki cümleye rağmen bakın Tevbe Suresi'nde ne yazar? “Hak din olan İslâm’ı kabul etmeyen kâfirlerle cizye vermeyi kabul edinceye kadar veya Hak dini kabul edinceye kadar onlarla harb edin.” Her neyse, Seyyid Kutub'un fikirlerini tartışmak isterseniz, uzunca yazılar yazmayı seven biri olarak bu zat hakkında konuşurum.

    Özetle, demek istediğim, eğer tefsir dersleri verilecekse, çok daha iyi tefsir kitapları vardır. Eğer alim edinilecekse, çok daha büyük alimler vardır.

    İlaveten, fazlasıyla hatalı da olsa, Cemal Abdülnasır bir Müslüman'dır.
    - “Emire isyan eden kimseye Cennet haramdır.”
    - “Başınızdaki emir, Habeşi köle de olsa itâat ediniz.”
    - “Âdil olsun, zâlim olsun, her emîrin emri altında cihad edin.”

    Bunlar sahih hadislerdir. İslam emr-i ma'ruf yapın der, uyarın der. Seyyid Kutub ise ihtilalin şart olduğunu belirtir.

    “Dualar mırıldanmak, tesbih tanelerini şıkırdatmak, Aman Allah’ım sen koru, sözlerine dayanmak, gökten hayır, doğruluk, hürriyet ve adalet yağacağına güvenmektir.” İ. Etütler S. 35 demektedir ayrıca. Peygamberimiz duayı emretmişken, Kur'an'da onca zikir ayeti varken, bu gibi yanlışlara düşmüştür Seyyid Kutub. İlaveten tesbih çekmek peygamber sünnetiyken, "şıkırdatmak" terimi kullanılarak bir alay konusu edilmiştir. İşte ben bu yüzden direk olarak Seyyid Kutub'u savunmam, çünkü Allah'tan korkarım.

    Dediğim gibi eğer isterseniz uzunca tartışırım bu konuyu. Ne tağutçuyum, ne körü körüne itaatçi, ne de dini değiştirici. Ne haddi aşanları dinlerim, ne bağnazları, ne de İslamî bir protestanlık yaratmaya çalışanları, çünkü Allah'tan korkarım.

    Allah'ın selameti, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Vesselam.





  7. #7
    Yüzbaşı M-ü-s-l-ü-m-a-n - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16.Ağustos.2011
    Nereden
    Karadeniz
    Mesajlar
    988
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    kardeşim Seyyid Kutup'un durumunu izah ettim elbette hataları vardır kimin yok ki?
    ama en önemlisi kendisinin bu hatalardan rücu ettiğini bilmemizdir.

    Size hakaret olsun diye söylemiyorum ancak cahillerin alimler hakkındaki şehadetlerinin hiç bir kıymeti yoktur.
    Fizilal'e roman demek ancak cehaletin bir sonucudur. Zaten Abdülnasır'a Müslüman diyenlerin Seyyid Kutup'u anlamasını beklemek abes olurdu.
    He ya doğruya Kelime-i tevhidi söyleyen herkes Müslümandı değil mi?
    Söyledim....duydu anlamına gelmez
    Duydu........doğru anladı anlamına gelmez
    Anladı.........hak verdi anlamına gelmez
    Hak verdi....inandı anlamına gelmez
    İnandı.........uyguladı anlamına gelmez,
    Uyguladı.....sürdürecek anlamına gelmez.

  8. #8
    Süper Moderatör Sercan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08.Ekim.2011
    Nereden
    İstanbul.
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1,628
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    İki çeşit Müslümanlık vardır canım kardeşim. Birincisi lafla olan, ikincisi kalple olan. Birinci Müslümanlığa sahip olan kişi dil ile ikrar eder "Elhamdilullah Müslümanım" İkinci Müslümanlığa sahip olan kişi de dil ile ikrar eder ama onun farkı kalbidir. Kalbi ile tasdik eder, dili ile ikrar eder.

    İlaveten bana cahil demenize rağmen çok önemli bir ayrıntıyı geçmişsiniz. "He ya doğruya Kelime-i tevhidi söyleyen herkes Müslümandı değil mi?" demişsiniz. Cemal Abdülnasır Müslüman değildir derseniz, kâfirdir manası çıkar. Kelime-i Tevhid getirmiş insana, iman eden fakat ibadet etmeyen insana kâfir denmez.

    Bir müslümana kafir denilemez. Zira Rasûlüllah (s.a.s); "Bir adam kardeşine "ey kâfir" derse, bu söz ikisinden biri için mutlaka gerçekleşir" (Buhârî, Edep, 73; Müslim, İman, 111). "Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in O'nun Rasulü olduğuna şehadet eden kimseye Allah ateşi haram kılmıştır" (Buhârî, İlim, 49) buyurmaktadır.


    İlaveten peygamberimizin gayet sahih olan sözlerinde bakın ne var:“Âdil olsun, zâlim olsun, her emîrin emri altında cihad edin.” İslam, kardeşi kardeşine vurdurmaz! Uyarır, söyler, ikaz eder. Şimdi iki lafından biri isyandır Müslümanların! Müslüman kafirle cihat eder. Müslüman Müslüman'la savaşmaz, kan dökmez. Hala isyan! Fitne! Eshab-ı Kiram'a bakın, Emevi döneminde Hz. Ali'den tek bir rivayet edememişler, Kerbela'da şehitler verilmiş de, kimse isyan etmiş mi? Ahmed b. Hanbel, Kur'an'a "Mahluktur" diyen Abbasi Halifesi'ne karşı çıktığı için o kadar eziyet çekmiştir de, hiç kimseyi isyana sevk etmiş midir? Peygamberimizin başka hadisleri de vardır? Ayrıca, Müslümanla savaşırken savaşta ölen kişinin, cenaze namazı kılınmaz! Bu Hanefi ve Hanbeli'nin ortak itikadıdır. Devam edelim, bakın başka bir hadis daha.

    Hz. Huzeyfe'den nakledilen şu hadîs-i şerîf bu mevzuya ışık tutmaktadır:

    "Benden sonra benim doğru yolumdan gitmeyen ve benim sünnetimle amel etmeyen hükümdarlar olacaktır.
    — Ben buna yetişirsem ne yapayım, yâ Resûlâllah? diye sordum.
    — Dinler ve itaat edersin. Sırtın dövülse ve malın alınsa bile yine dinle ve itaat et, diye buyurdular". (Tac, c. 3, s. 44-45)

    Ve bir tane daha.
    "Her kim Emîrin yapmış olduğu birşeyi kötü görürse sabretsin (isyanla hareket etmesin). Çünkü her kim sultana (itaatten) bir arşın ayrılırsa cahiliyyet ölümü ile ölür." (Buharî, Kitabü'l-Fiten)
    O yüzden bir şeyleri pat diye ağzımızdan atmadan önce düşünmemiz gerek. Bakın, eğer sizin dediğiniz yahut ima ettiğiniz gibi; cahil cüheylaları savunan, şeyhlerden şıhlardan büyük medetler uman, türbelere gidip ağlaşan, herkesin her dediğine inanan, araştırmayan-etmeyen bir adam olsaydım sizi temin ederim ki yazımda göreceğiniz şey: "Mezhepsiz Seyyid Kutub", "Şehitmiş! Bir kişi bin kişi üzerine yürüyüp ölürse şehit olmaz. Gücünün yetmediğine isyan etmek peygamberimiz tarafından men edilmiştir." gibi yazılar görüyor olurdunuz.

    Allah size hidayet versin kardeşim, Allah yardımcı olsun, ilminizi, irfanınızı arttırsın. Kendi yolundan ayırmasın. Müslümanlık kızıp bağırıp çağırmak değildir. Rabbim size Muhammed Mustafa(sav) sakinliğinden bahşetsin. Ve bana da, ve tüm inananlara da. Vesselam.

    Allahumme Salli Ala Seyyidina Muhammedin Ve Ala Ali Seyyidina Muhammed.
    Konu Sercan tarafından (10.Ekim.2011 Saat 15:43 ) değiştirilmiştir.

  9. #9
    Yüzbaşı M-ü-s-l-ü-m-a-n - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16.Ağustos.2011
    Nereden
    Karadeniz
    Mesajlar
    988
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    daha önce burada değişik vesilelerle zikrettim yeni olduğunuzdan bilmiyor olabilirsiniz evet doğrudur Rıfk önemli ve davetcilerde bulunması gereken bir haslettir. Lakin herkes aynı meşrepte olamaz. Hz Ebubekir ile Hz Ömer aynı mıydı? Keza Habeşistana giden Hz Osman zayıflar arasındaydı. Ayrıca Allah Rasulü Medine'ye davetçi olarak Hz. Hamza'yı değil Musab'ı (r.a) göndermişti. Neden dersiniz?

    Subhanallah! İki çeşit Müslüman mı var ? neyse benim işlerim var daha sonra cevap yazarım inş.
    Söyledim....duydu anlamına gelmez
    Duydu........doğru anladı anlamına gelmez
    Anladı.........hak verdi anlamına gelmez
    Hak verdi....inandı anlamına gelmez
    İnandı.........uyguladı anlamına gelmez,
    Uyguladı.....sürdürecek anlamına gelmez.

  10. #10
    Tuğgeneral Nevab Safevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    17.Şubat.2010
    Mesajlar
    3,841
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    Kesinlikle Seyyid Kutup 'alim' kapaitesının içinde ve tamda doruk noktasındadır bence.

    Öylesıne değerli, öylesıne kıymetli .evde oturup ibadetlerıyle de, İbadetlerinin yaşama dökme adına dünya düzenini Allah'ın hakimiyetine boyun egidirmek amacıyla canından bile geçmiş İslamşahsıyetlerınden.

    Fizilalden enfes , doyurucu bir kadar güzel.
    Rabbım kendısınden razı olsun.
    Kelemiyle de örnek yaşantısıyla da bize güzel örnekler bırakmıştır.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. İz Bırakanlar - Seyyid Kutub
    Konu Sahibi Biz Forum İslami Videolar
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 17.Haziran.2014, 22:06
  2. Bediüzzeman ve Seyyid Kutub Üstadlarımıza...
    Konu Sahibi Fuzuli Forum İslami Videolar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 19.Nisan.2010, 22:32
  3. Cevap: 0
    Son Mesaj : 13.Nisan.2010, 19:23
  4. Şehid Seyyid Kutub
    Konu Sahibi kerim Forum Güzel sözler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 15.Eylül.2009, 08:31
  5. seyyid kutub kimdir
    Konu Sahibi Fuzuli Forum İslam Alimleri
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 29.Nisan.2009, 22:47

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •