Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Evden Kaçmak Eğilimi

Collapse
X
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Evden Kaçmak Eğilimi

    Evden Kaçmak Eğilimi
    Kişilik, kişinin kendine özgü davranışlarının bir bütünüdür. Diğer bir ifadeyle günlük yaşamda çevresine verdiği tepkiler ile, tutum ve davranışlarının oluşturduğu bütünlüktür. Dolayısıyla bu bütünlük içinde bir uyum ve süreklilik olması gerektiği gibi, normal davranış ve düşüncelerden sapmalar da göstermemesi, esnek olabilmesi, toplumsal uyum ve işlevini bozmaması gerekir. Bu durumda sağlıklı bir kişilik yapısından bahsedebiliriz. Ancak bazı bireylerde bu bütünlük ve uyum bozulmuş, işlev ve yeterlilik sapma göstermiştir ki, bu tür durum ve örüntüye kişilik bozukluğu adı veriyoruz. Kişilik bozukluğundaki özellikler sürekli ve tutarlıdır. Bireyi farklı kılacak kadar da kapsamlıdır. Aynı zamanda birey bu özellikleriyle bir bütün oluşturmuş olup, kendisini değiştirmekten çok, diğerlerinin kendisine uyum sağlamasını bekler.

    Bu kişilerde gelişimsel takıntılar ve olgunlaşmama görülür. İş ve özel hayatlarında zorlanırlar, davranış ve tutumlarının başkalarını nasıl etkilediğini düşünmezler. İç görü ve empatiden yoksun olduklarından, başkalarından da yardım arayışı içine girmezler. Strese dayanma eşikleri de oldukça düşüktür.

    Kişilik bozukluklarının genel kapsamının %6 – 9 civarında olduğu düşünülmektedir. Genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar ve çocukluk döneminde de kendisini gösterir. Kişilik bozukluklarında kısmen genetik bir geçişin olduğu düşünülmekle beraber, ailedeki yetiştirme ve eğitim tarzı esas belirleyici olarak görülmektedir.

    Ortaya çıkan ortak özelliklerine göre, kişilik bozuklukları farklı başlıklar altında incelenmekte olup, aşağıda bu sınıflandırma esas alınarak, belirgin özellikleri açıklanmıştır.

    1) Paranoid Kişilik Bozukluğu
    Resmi bir tarzları vardır ve gergin durular.
    Sürekli olarak çevrelerini tarar ve insanları ölçüp biçerler.
    Eğlenceli kişiler değildirler ve ciddi olarak bilinirler.
    Oldukça mesafelidirler ve genelde başkalarına yakınlık ve sıcaklık duymazlar.
    Güç sahibi olmaya ve kişilerin derecelerine büyük önem verirler. Zayıf, yetrsiz ve güçsüz kişilere tepeden bakar ve aşağılarlar.
    Genelde toplum içinde başkalarıyla çatışma içinde olurlar.
    Kesin ve somut bir neden olmadan başkalarının kendisini sömürdüğüne, aldattığına veya zarar vermek istediğinden kuşkulanır.
    Arkadaş ve meslektaşları ile akrabalarının da kendisine olan bağlılık samimiyetleri üzerinde yersiz ve sürekli kuşkuları vardır.
    Söyleyeceklerinin kendi aleyhine kullanılacağını düşündüğünden başkalarına sır vermez.
    Sıradan ve normal söz ve davranışlardan, kendisinin tehdit edildiği veya aşağılandığına yönelik anlamlar çıkarır.
    Kırıcı davranışları, haksızlıkları yada kendisine önem ve değer verilmemesini bağışlamaz ve sürekli kin besler.
    Önemsiz ve anlamsız nedenlerle karakterine ve saygınlığına saldırıldığı yargısına vararak, öfke ve saldırı ile tepki gösterir.
    Doğru olmayan bilgi ve kuşkularla, eşinin sadakatsizliğinden şüphelenir.
    Toplumun %0,5 – 2,5 oranını etkilediği düşünülmektedir. Şizofren ve paranoid bozukluk bulunan ailelerde ve erkeklerde daha çok görülür.
    Genetik yatkınlık yanında, özellikle çocukluk yıllarında aile sorunları ve sömürü izine rastlanmaktadır.

    2) Şizoid Kişilik Bozukluğu
    Tek etkinlik çerçevesinde kalırlar ve çok az etkinlikten zevk alırlar.
    Genellikle çekingen yapıları vardır, günlük yaşama katılmazlar, başkalarıyla benzer kaygıları taşımazlar ve pek yakınlık duymazlar.
    Başkalarıyla kendilerini rahat hissetmezler ve göz kontağı kurmazlar.
    Başkalarının yanında çok ciddi olabilirler, korku duyabilirler veya aldırmaz bir tutum takınabilirler.
    Duygulanım sınırlı ve yüzeysel ve donuktur.
    Olayların komik yanlarıyla ilgilenmezler.
    Kısa cevaplar verirler, kendiliklerinden konuşmazlar, bazen de acayip mecazi anlatımları olur.
    Cansız nesnelerden, doğa üstü kurgulardan etkilenebilirler; matematik, astronomi yada felsefi akımlarla ilgilenebilirler.
    Başkalarına olan gereksinimleri çok sınırlı olmasına rağmen, hayvanlara büyük bir bağlılık gösterebilirler.
    Cinsellikleri sadece düşleriyle sınırlıdır. Erkekler genelde bekar kalır, kadınlar edilgen yapıda evliliklerini sürdürebilirler.
    Kızgınlıklarını gösteremezler.
    Başkalarından gelen tehditlere veya emirlere boyun eğme ve karşı çıkmama tutumu içindedirler.
    Başkalarının övgü yada eleştirilerine karşı ilgisiz görünürler.
    Şizofren akrabası olanlarda daha sık görülür.
    Toplumun % 7,5 ‘unu etkilediği söylenmektedir.

    3) Çekingen Kişilik Bozukluğu
    Bu kişiler fobik olarak adlandırılan utangaç, çekingen, ürkek, korkak bir kişiliğe sahiptir.Kolaylıkla incinirler ve dışlanmaya karşı duyarlıdırlar. Mahcup düşeceği yada alay konusu olacağı korkusuyla yakın ilişkilerde tutukluk gösterir.Eleştirilecek, beğenilmeyecek yada dışlanacak olma korkusuyla çok fazla kişiler arası ilişki gerektiren mesleki etkinliklerden kaçınırlar.Kendi dünyalarında yaşarlar ve başkalarının kendilerini koşulsuz olarak kabul etmelerini beklerler. Sevildiğinden emin olmadıkça, insanlarla ilişkiye girmek istemez.Toplumsal katılımlarda bulunmaya karşı isteklidirler. Ancak küçük düşeceği korkusuyla kişisel girişimlerde bulunmak yada yeni etkinliklere katılmak istemez.Toplumsal durumlarda eleştirileceği yada dışlanacağı üzerinde sıklıkla düşünür.Yetersizlik duyguları nedeniyle yeni kişilerle aynı ortamda bulunduğu durumlarda ketlenir.Sıklıkla aşağılık duyguları vardır evden kaçmakister Kendilerine güvenleri yoktur ve geri çekerler, kendilerini göstermek istemezler.Başkalarının sıradan yorumlarını aşağılayıcı olarak değerlendirir.Kendilerini sosyal açıdan beceriksiz ve çekici olmayan biri olarak görürler.Toplumdaki sıklığı %0,5 – 1 arasındadır.9) Bağımlı Kişilik Bozukluğu
    İleri derecede bağımlı, uysal ve boyun eğen kişilerdir.Kendi sorumluluk ve gereksinimleri başkalarınınkinden sonra gelir.Yaşamlarının çoğunda, önemli alanlarda sorumluluk almak için başkalarına gereksinim duyarlar.Kendileri ile ilgili kararları başkalarının almasını ister.Sömürüye dayalı kişilere dayanabilirler.Kendilerine güvenleri yoktur, başkalarının öğüt ve desteğine ihtiyaçları vardır.Kendisine bakamayacağına ilişkin aşırı korku nedeniyle tek başlarına kalmaya katlanamazlar, kendilerini rahatsız ve çaresiz hissederler.Yakın bir ilişkisi bittiğinde, bakım ve destek kaynağı olarak derhal başka bir ilişki arayışı içine girerler.
    Başkalarının bakım ve desteğini sağlamak için, hoş olmayan şeyleri yapmayı isteyecek kadar aşırı gidebilirler.
    İşyerinde sürekli gözetim altında tutulmaya gereksinim duyarlar. İşleri başlatma ve tek başına iş yapma zorlukları vardır.
    Pasiftirler, kendilerinin farklı görüşlerini ifade etmekte zorlanırlar.
    Bütün kişilik bozukluklarının %2,5’unu oluşturular.Daha çok kadınlarda görülür.

    4) Şizotipal Kişilik Bozukluğu
    Garip kişiler olarak tanımlanırlar.
    Davranışlarında, konuşmalarında, duygulanımlarında ve görünümlerinde ayırt edici özellikleri vardır, kendilerine özgü ve tuhaftır.
    Kendi duygularının ayırımında olamayabilirler ve başkalarının olumsuz duygulanımlarına karşı çok duyarlı olabilirler. Kısıtlı ve uygunsuzdur.
    Bir çoğunun batıl inançları yada duyu ötesi algılara inancı vardır.
    Düş içinde yaşarlar.
    Toplumdan uzak kalma eğilimi gösterirler ve stres altında geçici psikotik belirtiler ortaya çıkarabilirler.
    Mezheplere katılır, büyücülük yada olağan dışı dini uygulamalar içinde olabilirler.
    Çok azının yakın arkadaşı vardır ve sosyal kaygıları fazladır.
    Referans fikirleri yoğundur.
    Kuşkuculuk ve paranoid düşüncelere rastlanır.
    Toplumun % 3’lük kısmını etkilediği bilinmektedir.
    Şizofrenik yakınları olanlarda daha sık görülür.

    5) Antisosyal Kişilik Bozukluğu
    Manipülatif davranana kişilerdir.
    Yalan söyleme, evden kaçma davranışları sık görülür.
    Kişinin geçmişinde şiddete sık başvurduğu ile ilgili anemnez alınır.
    Rasgele cinsel ilişkilere girer.
    Eşini yada çocuğunu sömürdüğü görülür.
    Vicdan azabı çekmezler, pişmanlık duymazlar.
    Dürtü bozuklukları genelde vardır ve plansız davranırlar.
    Başkalarına karşı düşünceli ve duyarlı değillerdir.
    Huzursuzluk içindedirler ve saldırgan tutum içindedirler.
    Başkalarını aldatma ve sahtekarlık içinde yaşarlar.
    Kendilerinin ve başkalarının güvenliğini umursamazlar.
    Yinelenen kavga ve dövüşler veya saldırılarla devam eden sinirlilik hali
    Bir işi götürememe yada mali yükümlülüklerini sürekli götürememe ile belirgin sorumsuz tavırlar
    Başkalarına zarar vermiş, kötü davranmış yada başkasından bir şey çalmış olmasına rağmen ilgisizlik hali yada yaptıklarına kendince mantıklı açıklamalar getirme ile devam eden vicdan azabı çekmeme
    Yasalara, toplumsal kurallara ayak uyduramama
    Erkeklerde %3 – 7, kadınlarda %1 civarında sıklıkla rastlanır. Hapishanedekilerin yaklaşık %75’inde bu bozukluğa rastlanır.
    Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu yatkınlık oluşturur.
    Konu dileks tarafından (http://www.islamkent.org/member/243-dileks Saat 23-12-2017, 03:23 AM ) değiştirilmiştir.

  • #2
    Emeģinize saglık

    Yorum yap

    Hazırlanıyor...
    X